basit ilişkiler, basit düşünceler, basit duygular ve haliyle basit insanlar. midemi bulandırıyorsunuz.
ağlayarak geldiğin dünyadan gülümseyerek ayrıldığın bir hikayen olsun.
Gece balkonda battaniyeye sarılı otururken, içeriden uykulu gözlerinle yanıma gel istiyorum.
Nazım'ın Türkiye'de polis tarafından harıl harıl arandığı günlerde, Nazım ve Piraye Gülhane parkında buluşmaya karar verirler. Nazım şık giyinir, önceden de gider parka, bir ağacın altındaki banka oturur, Piraye'sinin gelmesini bekler. Bir zaman sonra, Gülhane parkının kapısından içeri polisler girer. Bunu gören Nazım altındaki bankta oturduğu ceviz ağacına tırmanır. Ağaçta bekler, bekler ancak polisler parktan ayrılmaz. O sırada Piraye gelir, ağacın dibindeki banka oturur, polisler hala oradadır. Nazım, Piraye'ye seslenir seslenmesine ama Piraye duymaz. Bunun üzerine Nazım da cebinden bir parça kağıt çıkarır ve asla unutulmayacak bir dizeyi orada yazmaya başlar.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,
Ne sen bunun farkındasın,
Ne de polis farkında.
“İnsan insana hatıra olarak neden güzel şeyler yerine kırgınlık bırakır.”
